78Please respect copyright.PENANAUXnexutf2tŞehrin dışında, eski bir fabrikanın önünde durdular. Bu lüks bir plazadaki toplantı değildi. Burası, Leo'nun çocukluğunun geçtiği mahallenin hemen yanındaydı. Leo arabadan inerken Hae-won'a döndü:
"Borcun sadece para değil Hae-won. Borcun, senin gibi hayalleri olan ama imkanı olmayan bu çocuklara örnek olmak. Bugün benimle bu masaya oturacaksın. Şoför olarak değil, ortağım olarak."
Hae-won, Leo'nun uzattığı eli tuttu. O an anladı ki; çarptığı o araba hayatını mahvetmemiş, aksine onu kendi gücüyle tanıştıracak olan kapıyı aralamıştı. Artık sadece Leo’nun borcunu ödemiyordu; kendi hikayesinin kahramanı olmaya başlıyordu.Masanın başında oturan Mark, Hae-won’u görür görmez alaycı bir tavırla arkasına yaslandı. "Leo, kadronuzda bir değişiklik yaptığınızı duyduk ama bu kadarını beklemezdik. Ciddi bir iş toplantısına... bir paket servis elemanını mı getirdiniz?"
Odada soğuk bir sessizlik oldu. Diğer yöneticiler de bıyık altından gülerek birbirlerine bakıyorlardı. Hae-won’un elleri masanın altında titredi, boğazı düğümlendi. Tam geri adım atmaya niyetlenmişti ki, yanında oturan Leo’nun elini masaya kararlı bir şekilde koyduğunu gördü.
Leo, buz gibi bir sesle konuştu: "Mark, burada bir kurye görmüyorum. Burada, sizin sektördeki tüm lojistik açıklarınızı, saha tecrübesiyle on dakikada analiz edebilecek kadar zeki bir iş ortağı görüyorum."
Leo, bakışlarını Hae-won’a çevirdi. Gözlerinde sadece güven vardı. "Hae-won, onlara dün akşam üzerinde çalıştığımız o raporu göster. Sistemin nerede tıkandığını en iyi sen biliyorsun."Hae-won derin bir nefes aldı. Leo’nun bu desteği, içindeki o çekingen kızı bir anda cesur bir karaktere dönüştürdü. Dosyayı açtı ve Mark’ın gözlerinin içine doğrudan bakarak konuşmaya başladı:
"Sizin 'basit bir teslimat işi' dediğiniz şeyde, dağıtım ağınızdaki kopukluklar yüzünden her ay ciddi bir verimlilik kaybı yaşıyorsunuz. O yolları sadece haritada değil, her gece bizzat giderek, her sokağın nabzını tutarak öğrendim. Eğer bu projede bizimle ilerlemek istiyorsanız, önce sahanın gerçeklerine saygı duymayı öğrenmelisiniz."
Toplantı bittiğinde Mark ve ekibi aldıkları bu net cevapla sessizliğe bürünmüştü. Leo ve Hae-won binadan çıkarken, dışarıda onları o meşhur lüks araba bekliyordu. Leo, kapıyı Hae-won için açtı:
"Gördün mü?" dedi hafifçe gülümseyerek. "Direksiyon senin elindeyken kimsenin seni yolundan döndürmesine izin vermemelisin."
78Please respect copyright.PENANAlf1uFp0CcI
78Please respect copyright.PENANA7IsrtwslI2


