Ertesi gün 3. teneffüste Hira'nın kuzeninin arkadaşı olan Tuğra diye bir çocuk birkaç gündür yanıma gelip sohbet etmeye çalışıyordu. Sürekli şaka yapıyor, "Miray, kantine gelsene." gibi bahaneler buluyordu. Ben ise kibarca geçiştiriyordum. 10Please respect copyright.PENANAglm0SYwoYV
Bir gün yine aynı şekilde Yiğit'ler aynı yanımızdaki banktayken Tuğra yine geldi. Halimi hatrımı sordu daha sonra 10Please respect copyright.PENANAUTHfIsowtp
"Miray, niye benle hiç konuşmuyosun, görmezden gelme beni lütfen." dedi. Daha sonra Hira Yiğit'in de duyabileceği bi şekilde "Tuğra ne sapık gibi kızın peşinden dolanıyon sal artık konuşmak istemiyor demekki." dedi. Tuğra omuz silkti.
"Konuşuyoruz sadece."
"Konuşmuyorsunuz. Sen konuşuyorsun."
Bu sırada Yiğit başını kaldırıp bizi izlemeye başladı. Hira bunu fark etmiş olmalı ki hafif gülerek: 10Please respect copyright.PENANAU4gxTNn5wC
"Yiğit, alsana şunu şurdan Allah aşkına."
Panikledim ve Hira'yı cimcikledim. Berfin ise kenarda gülüyordu.
Yiğit bir süre sonra sessizliğini bozdu.
"Tuğra gel bakayım gülüm buraya." dedi ve Tuğra'yı bir köşeye çekip konuştu. Her ne söyledi bilmiyorum ama Tuğra o an okulun içine girdi. Daha sonra Yiğit bize döndü ve "biri bişey derse haber edin." dedi Hira ve Berfin "tamam." dedi benim yerime çünkü heyecandan dilimi yutmuştum adeta.10Please respect copyright.PENANArlaHQf4OPx
"Ne dedi acaba?" dedim kızlara
"Bilmiyoruz ama baya birşey demiş olmalı." dediler.
Zil çaldı ve hepimiz sınıflara dağıldık.
ns216.73.216.179da2


