Profiline girdiğimde yeni bir gönderi paylaştığını gördüm. Normalde çok sık paylaşım yapan biri değildi. Merakıma yenilip gönderiyi açtım. Bir sürü fotoğraf vardı. Arkadaşlarıyla çekildiği kareler... Okuldan görüntüler... Komik pozlar... Tam çıkacakken gözüme bir fotoğraf takıldı.
Zeynep.
Fotoğraf alttan çekilmişti. İkisi de gülüyordu. Mizah amaçlı çekildiği belliydi. Aslında gönderi tamamen rastgele fotoğraflardan oluşan bir dump paylaşımıydı. Ama ben diğer fotoğrafların hiçbirini göremiyordum. Gözüm sadece o kareye takılı kalmıştı. İçimde garip bir his oluştu.
"Neden onunla fotoğraf koymuştu?"
Belki hiçbir anlamı yoktu. Sadece arkadaşlardı belki.
Ya da sadece komik bir kareydi. Ama insan, hoşlandığı biri olunca mantığını dinleyemiyordu. Fotoğrafı tekrar açtım. Sonra tekrar. Sonra bir daha... Her baktığımda canım biraz daha yanıyordu. Telefonu kilitleyip yatağa bıraktım. Kendi kendime,
"Abartıyorsun Miray." dedim. Ama içimdeki ses buna inanmıyordu. O gece ilk defa ona yazmak istemedim. Telefonum birkaç kez elim gitti, sonra vazgeçtim. Belki de... Konuşmamak en iyisiydi. Ertesi sabah alarm çaldığında telefonumu elime aldım. İçimde anlamsız bir umut vardı. Belki yazmıştır diye düşündüm. Bildirim yoktu. Hazırlanıp okula gittim. Bahçeye girdiğim anda istemsizce gözüm onu aradı. Her zamanki banktaydı. Yanında yine Zeynep vardı. Bir şey konuşuyorlar, sonra birlikte gülüyorlardı. İçime bir şey oturdu. Başımı çevirip Berfin'lerin yanına gittim. "Kız iyi misin?" diye sordu Hira.
"İyiyim."
Hiç iyi değildim. Ve kızlar bunu anlamışlardı. Nedenini de biliyorlardı. Teneffüs boyunca bir kez bile onların olduğu tarafa bakmamaya çalıştım. Ne zaman gözüm kayacak olsa kendimi başka bir şeyle meşgul ediyordum. Berfin bir şeyler anlatıyor, Hira kahkahalar atıyordu. Ben ise sadece gülümsüyormuş gibi yapıyordum. Dersler bitip eve geldiğimde telefonumu masaya bıraktım. O gün ilk kez Instagram'a bile girmek istemedim.
Artık ne ben ona yazıyordum...
Ne de o bana.
Instagram'daki sohbetimiz en aşağıya inmişti.
Bazen açıp eski konuşmalarımıza bakıyordum.
Sonra hiçbir şey yazmadan çıkıyordum.
Hira değiştiğimi fark etmişti.
Bir gün teneffüste,
"Miray, iyi misin sen?" diye sordu.
"İyiyim."
"Değilsin."
"Niye öyle dedin?"
"Eskisi gibi değilsin. Sürekli dalıyorsun."
Gülümsemeye çalıştım.
"Yorgunum sadece." Hira bana uzun uzun baktı.
Hiçbir şey demedi. Ama bana inanmadığını anlamıştım. O gün okul çıkışında eve yürürken telefonumu cebimden çıkardım.
ns216.73.216.184da2


