/story/218501/bilmiyorum/toc
Bilmiyorum | Penana
arrow_back
Bilmiyorum
more_vert share bookmark_border file_download
info_outline
format_color_text
toc
exposure_plus_1
coins
Search stories, writers or societies
Continue ReadingClear All
What Others Are ReadingRefresh
X
Never miss what's happening on Penana!
G
Bilmiyorum
xxxlayal
Intro Table of Contents Top sponsors Comments (0)

Yine o his. Gözlerimi kapatıp uyumaya çalışıyorum ama olmaz ya; bazen istesen de uyuyamazsın. Hatta bu böyle kalmaz, beyninle küçük oyunlara girersin ki uyuyabilesin, ama olmuyor işte. İçimde bitmek bilmeyen bir huzursuzluk dalgası var. Öyle böyle, havanın aydınlanmasına kadar yatağımda döne döne, bir şekilde yarı uyur yarı uyanık hâlde gözlerimi açtım. Tabii bu huzursuzluk peşimi bırakmıyordu. Bazen seni yiyip bitiren bir his gelir ya, "Evet, bugün kötü bir şey olacak," dersin... Öyle hissediyordum. Karnımdan gelen seslerle yatağımdan kalktım, mutfağa ilerledim. Hızlıca bir şeyler atıştırdım.

Bugün mülakat vardı. İki senedir işsizlikle uğraşıyordum. Ailemin bana verdiği harçlıkla hayatıma devam etmeye çalışıyordum. Artık kafayı yemek üzereydim, o yüzden her yerden iş arıyordum. Artık o doğup büyüdüğünüz ev de ev gibi hissettirmez ya; işte öyleydi artık aile evi. Gidecek başka yerim de yoktu ama... Bir evim de. Kendimi iyice bir yük gibi hissetmeye başlamıştım. Hayatımın tekdüzeliğinden sıkılmıştım. Bu hafiften kafayı kırmışlığımdan, çevremdeki insan sayısı da azalıyordu. Kendi içimdeki bastıramadığım yetersizlik hissini ve başarısızlığı aileme ve arkadaşlarıma kesiyor, onlara patlıyordum. Kimse de beni anlamak için bir çabaya girmiyordu. Bu hislerimi anlatacak bir kimsem kalmamıştı.

Geçen gün Melisa ile dışarıya çıkmıştık. Nasıl hissettiğimi ve neler yaptığımı sordu ama alttan alta o küçümsemeyi hissetmiştim. Hayır, ben hassas değildim; gerçekten beni küçümsemek ve kendini, benim hissettiğim yetersizlik duygusuyla tatmin etmeye çalışıyordu. Ama ben yine de alındığımı fark ettirmeden cevaplamaya başladım. Tabii sorun benden çıkıp onun aşk hayatındaki problemlere geldi. Onun problemleri konuşulmasın demiyorum –ki çok kez dinledim de– ama kimse beni anlamaya çalışmıyor. Yakınlarımın hayatında; başrolün her probleminde onun yanında olup başrol için her türlü sorunu çözen ve üstlenen, ama konu kendine geldiğinde kimsenin onu önemsemediği o "yakın arkadaş" pozisyonunun dışına bir türlü çıkamıyorum. Yani dediğim gibi, Melisa da nasıl olduğumu zerre umursamadı. Ben onun yanından ayrılıp eve adım attığım an değil ama odamın kapılarını kapattığım an ağlamaya başladım. Ailemin ağladığımı bildiklerini biliyordum ama yine de gözlerinin önünde ağlamam bana daha da acıyarak bakmalarına sebep olacaktı; bu da benim en son istediğim şeydi.

E, nerede kalmıştım? Hazırlanıyordum tabii ya. Bir gömlek ve palazzo pantolon giyip, abartı kaçmayacak bir makyaj ile kapıya yöneldim. Koridordan annemlere seslendim, "Ben kaçtım mülakata!" diye. Cevap gelmedi. Kimsenin benden bir ümidi yoktu. Bundan önce on yedi mülakattan ret cevabı almıştım, bu yüzden de güvenlerinin olmamasını anlıyorum. Yürüyerek gitmeye karar verdim, belki gerginliğim hafifler niyetiyle.

Show Comments
BOOKMARK
Total Reading Time: 3 minutes
toc Table of Contents
No tags yet.
bookmark_border Bookmark Start Reading >
×


Reset to default

X
×
×

Install this webapp for easier offline reading: tap and then Add to home screen.