Arthur
S*ktir kendime engel olamadım neden onu öptüğüm hakkında hiçbir fikrim yok bir açıklama yapamayacağımı da bilerek kaçtım lanet olsun dostum! Dominic'in yanına döndüm ve asıl görevime odaklanmaya çalıştım.
Dominic- Nereye kayboldun adamları kaçıracağız
Arthur- Küçük bir şeyi hallettim o kadar
Dominic- Neyse bak adamlar orada oturuyor direkt bitirelim mi?
Arthur- Hayır bekle bir süre gözlemleyelim bizi fark edecekler mi diye
Dominic- Tamam, emir verdiğin an alacağız adamları
Daphne
Bu neydi böyle neden şimdi beni öptü ki? Aklını topla Daphne buradan çıkmam lazım o kim de beni burada tutuyor bedelini ödeteceğim. Kapı sağlam değilmiş tek tekmemle açmayı başardım ve Arthuru aramaya başladım. Tam o anda bir silah patladı ve insanlar çığlık çığlığa kaçmaya başladı. Arthur ile göz göze geldim ve bana kızgın gözlerle bakıyordu o an neden beni saklamaya çalıştığını anladım buraya bir mevzu için gelmişti ona doğru gitmek istedim ama ikinci silah sesini tam kolumda hissettim ve bilincim kapandı.
Arthur
Kahretsin Daphne asla söz dinlemiyorsun! ben bu kızla ne yapacağım... Daphne kolundan vurulmasıyla yere düşmesi bir oldu o an o kadar korktum ki amacımı unuttum.
Arthur- Daphne!
Dominic- Neler oluyor onun ne işi var burada
Arthur- sus ve şu adamı hemen gebert Dominic , Daphneyi alacağım!
Koşum Daphneyi kucağıma aldım kolunda ciddi bir şey yoktu ama korkudan bilincini kaybetmişti o kadar korktum ki ney yapacağımı nereye , gideceğimi bilemedim.
Arthur- Arabayı getirin hemen!
Dominic- Arthur hallettim o nasıl?
Arthur- Bilmiyorum ne yapacağız?
Dominic- Sakin ol bir şeyi yok kendi evine götür onu pansuman yaparız
Arthur- Tamam
Arabada kucağımda yatan Daphneye baktım neden onun için bu kadar korktum ki? Kardeşimin kurtuluşu diye mi yoksa sadece ona olan hislerimden mi kafam çok karışık ama bu gün anladım ki ne olursa olsun ona zarar gelmesine asla izin vermeyeceğim.
Evime vardık. Daphneyi odama götürmeye karar verdim rahat olmasını istedim Dominic pansuman için malzeme getirdi.
Arthur- Kurşunu çıkarmamız lazım
Dominic- Ben yaparım
Arthur- Emin misin?
Dominic- Sen kurşun yediğinde başarmıştım tekrar yapabilirim
Arthur- Tamam dikkat et
Dominic dikkatlice kurşunu çıkardı neyse ki derine gitmemişti içim rahatladı. Dominic'i gönderdim ve pansumanı tamamladım. Kıyafetleri kan olmuştu ama onları nasıl çıkaracağımı bilmiyordum . uyandırmak da hiç istemiyordum çareyi gözlerimi kapatarak bunu yapmakta buldum. Tamam belki ucundan bakmış olabilirim... Üstüne kendi tişörtümü giydirdim ve güzelce üstünü örttüm. Adeta bir melek gibi uyuyor... Noluyor bana böyle? O yatağımda yattığı için ben aşağıdaki kanepede uyumaya gittim.
Daphne
Uyandığımda acayip başım ağrıyordu. Ne oldu bana böyle? Ve ben neredeyim!! Bilmediğim bir yatakta kolum sargılı halde ve kıyafetlerim üstümde yoktu bir adamın tişörtünü giymiştim. En son hatırladığım silah sesi başka bir şey yok. Tişört inanılmaz güzel kokuyordu yatak da aşırı rahattı geri uyumak istedim ama kimin evindeyim öğrenmem lazımdı.
Daphne- Kıyafetlerim güzelce katlanmış ayakkabılarım da burada.
Aşağı kata temkinlice inmeye başladım ve... evin sahibinin bizim yakışıklı Arthur olduğunu görünce ona görünmemek için duvara yapıştım. Kahvaltı mı hazırlıyor o ? Ona seslensem mi arkasına gizlice gitsem mi bilemedim ama aniden sıçrayıp sert bir hamle yapmasın diye merdivenlerde ses çıkardım.
Arthur- Orada dikildiğini hissedebiliyorum Daphne buraya gel.
Daphne- Beni buraya sen mi getirdin?
Arthur- Evet
Daphne- Neden?
Arthur- Orda kan kaybından ölmene izin mi verseydim oradaki hiç kimse sana yardım etmezdi.
Daphne- Nedenmiş? Hem üstümü sen mi değiştirdin?
Arthur- Birincisi oraya giden insanlar böyledir. İkincisi evet ama merak etme gözümü kapattım.
Daphne- Saol ya
Arthur- Rica ederim. Kolun nasıl?
Daphne- Biraz ağrıyor ama iyiyim. Kahven var mı?
Arthur- Evet şurada.
Daphne- Saol sabah kahvesiz başlayamam da
Arthur- Sormadım.
Daphne- Aman iyi be gıcık adam
Arthur- Gıcık olan sensin de
Daphne- Sabah hep böyle misin?
Arthur- Evet
Bu adam ne kadar da tek düze, sıkıcı şey. Güzelce kahvemi içtim ve kendime geldim aslında böyle bir sabaha uyanmak iyi hissettirdi kahvaltı hazırlamak zorunda değildim işe de gidemezdim bu kolumla ne güzel bir gün. Arthur gerçekten de şahane bir kahvaltı hazırlamıştı ama fazla şey vardı.
Daphne- Neden bu kadar şey hazırladın?
Arthur- Ne seversin bilemedim ondan
Daphne- Beni önemsiyor musun?
Arthur- Hayır, sadece bize şimdilik lazımsın sonrası başının çaresine bakacaksın
Daphne- Peki.
Bu söylediğinde tereddüt ettiğini sesinin ufak detonesinden anlamıştım bu sert görünümlü adam beni umursuyordu şuna bak. güzelce kahvaltımı yapıp kalktım.
Arthur- Nereye?
Daphne- Kıyafetlerimi giyip evime dönücem
Arthur- Olmaz
Daphne- Neden?
Arthur- Iı şey iyileştiğinden emin olmam lazım
Daphne- İyi de neden?
Arthur- Çok soru soruyorsun Avukat
Daphne- Yalan söylüyorsun yoksa sen...
Bir hışımla ayağa kalkarak yanımda bitti sanki ışınlanmış gibi beni köşeye sıkıştırdı ve üzerime gelmeye başladı.
Daphne- Ne yapıyorsun?
Beni duvar ile arasına alarak aramızdaki mesafeyi neredeyse sıfıra indirdi bu kadar yakın olmak kalp ritmimi hızlandırmaya başlamıştı. Yüzüme hücum eden kanın yanaklarımı kızarttığını hissettim.
Arthur- Cevabı hoşuna gitmeyecek sorular sormayı bırakmalısın
Daphne- Belki de gidecek nereden biliyorsun?
Arthur- Neye bulaştığının farkında değilsin bence işleri kızıştırmayı bırak
Daphne- Bırakmazsam naparsın yine beni öper misin?
Sözüm karşısında yüzü kıpkırmızı oldu ve ben söylediğime pişman oldum bile.
Daphne- B-ben öyle demek istememiştim.
Bana anlayamadığım baktı ve daha fazla bir şey ağzından kaçırmak istemiyormuş gibi hızlıca odasına çıktı. Keşke söylemeseydim... Özür mahiyetinde sofrayı topladım ve inmesini bekledim.
Arthur
Bu kız beni çıldırtacak! söylediği o şey beynimde patlamalar oluşturdu kendimi kaybedecek gibi oldum ama pişman olacağım bir şey yapmak istemiyordum. Özellikle bu Daphneye iyice bağlanmak gibi şeyler. Hızlıca ofise gitmek için hazırlandım eve gitmesini istemiyordum belli ki o da söylediğine pişman oldu ve gitmek istemeyecek yani umarım...
( Arthur'un kıyafeti)


Arthur- Ben ofise gidiyorum bir ihtiyacın olursa Dominic kapıda olacak ona söyle iyileşene kadar buradasın.
Daphne- Tamam o zaman bana Dominic'i çağırabilir misin giderken
Arthur- Tamam
Daphne
Arthur gittikten sonra evi turladım gerçekten de kocaman bir ev. Ailesinden ayrı yaşadığını bilmiyordum hem kocaman bir evde tek başına kim yaşamak ister ki? Dominic ihtiyacım olan kıyafetleri almama yardım etti yani kısmen Arthur'un evine taşınmış oldum. Ne ara bu kadar alıştım bu adama ben?.. Evde yapılabilecek herşeyi yaptım ve çok sıkıldım. Arthur'u arasam?
(Arthur kişisi aranıyor...)
Arthur- Alo
Daphne- Alo Arthur, ben Daphne
Arthur- Numaran kayıtlı avukat ne oldu?
Daphne- Çok sıkıldım
Arthur- Bahçede gez
Daphne- Yaptım
Arthur- Tamam yanıma gel
Daphne- Nasıl?
Arthur- Şirkete diyorum gel
Daphne- Ben? şirkete? sizin?
Arthur- Evet avukat ne duyduysan. Hadi bekliyorum görüşürüz(kapattı)
Ne beni oraya mı çağırıyor yok artık bu adam bana alışmaya mı başladı bana mı öyle geliyor?
Dominic- Daphne Arthur seni şirkette bekliyor hazırlan
Daphne - Tamam
(Daphne'nin Kıyafeti)


38Please respect copyright.PENANA0Yw1YCawba
Şirkete vardım ve beni hemen Arthur'un odasına çıkardılar burası müthiş bir yermiş asansöre bir kadın girdi güzel giyinimli biriydi Arthur burada böyle kadınlar varken neden benim peşimde ki
Kadın - Sen yeni misin?
Daphne - A-a ben şey
Kadın - Tamam sen şu yeni kızsın al bu dosyaları 100. kata taşı sonra geri gel yine dosya vereceğim ben patronunum bu kıyafet ile de gelme sen asistansın
Daphne - Pardon ama yanlış anladınız ben burada çalışmıyorum Arthur Hawthorne'un misafiriyim
Kadın - Aynen ben de Trump, hadi dalga geçme de git
Kadın elime bir sürü dosyayı yığıp asansörden indi bende içimden bir ton söverek Arthur'un yanına gittim elimdeki yığını görünce şaşırdı.
Arthur - Hayrola asistanım olmaya mı karar verdin?
Daphne - Yok bir kadın asansörde beni asistan sandı bir sürü nutuk attı anlatmaya çalıştım bir de bana inanmadı.
Arthur - Kimmiş o?
Kapı çaldı ve içeri o kadın girdi. Ne tesadüf ama dimi...
Daphne - Tam olarak bu kadın
Arthur - Misafirime böyle mi davranıyorsun Catharine
Catherine - A-a ben çok özür dilerim efendim sandım ki...
Arthur - Tamam yalvarma şimdi al şunları da bizi yalnız bırak
Catherine - Peki efendim (dosyaları alır ve çıkar)
Arthur - Umarım evimi beğenmişsindir.
Daphne - - Evet saol , ben dün için özür dilerim gerçekten
Arthur - Önemli değil ben aslında seni sıkılmandan ziyade bir şey için çağırdım. itiraz etme düşün. Bu kardeşime iftira atan çocukların arkasındaki adamları buldum ama üstlerine hemen çullanamayız bir şekilde boş yakalamamız lazım. Bu ele başları Damone Toriçelli senin bu adamı tavlayıp evine gitmeni istiyorum.
Daphne - Ne sen aklını mı kaçırdın!
Arthur - Merak etme biz orada olacağız sadece dışarıdan yöneteceğiz çünkü bu adamın evi üst düzey korumalı geçmek çok zor ama seni davet ederse ki edecek bu kolay olur.
Daphne - İnanamıyorum sana! Planın ne peki?
Arthur - Şimdi şöyle...
(Devam Edecek...)
38Please respect copyright.PENANAZxou2lliKh


